
Eserin Adı: S. Lorenzo Köprüsünde Haç Mucizesi
Yapım tarihi: 1500
Orijinal Ebadı: 323 x 430 cm
Tekniği: Tuval Üzeri Tempera
Bulunduğu Yer: Gallerie dell'Accademia / Venedik - İtalya
Eserin Adı: Fatih Sultan Mehmet
Yapım tarihi: 1480
Orijinal Ebadı: 69,9 × 52,1 cm
Tekniği: Tuval Üzeri Yağlıboya
Bulunduğu Yer: National Portrait Gallery, / Londra - İngiltere
Eserin Adı: Madonna ve Çocuğu
Yapım tarihi: 1460
Orijinal Ebadı: 73.5 x 45.5 cm
Tekniği: Ahşap Üzeri Yağlıboya
Bulunduğu Yer: Gemäldegalerie / Berlin - Almanya
Eserin Adı: Papaz Portresi
Tekniği: Tuval Üzeri Yağlıboya
Bulunduğu Yer: Museum of Western Art / Kiev - Ukrayna
Eserin Adı: San Marco Meydanında Tören
Yapım tarihi: 1496
Orijinal Ebadı: 367 x 745 cm
Tekniği: Tuval Üzeri Tempera
Bulunduğu Yer: Gallerie dell'Accademia / Venedik - İtalya
(1429-1507) Rönesans döneminde Venedik'te yaşamış İtalyan bir ressamdır. 1478 yılında Venedik Cumhuriyeti tarafından Fatih Sultan Mehmet'in portresini yapmak üzere İstanbul'a gönderilmiştir.
İstanbul Öncesi Yaşamı
Gentile Bellini ressam bir ailenin çocuğu olarak 1429 yılında Venedik'te dünyaya geldi. Babası Jacopo Bellini ve özellikle erkek kardeşi Giovanni Bellini de o dönemin çok ünlü ressamlarındandı. O dönemde yetenekli ressamlar çok saygı görmekteydiler. İtalyan yarımadasının kuzeyindeki Floransa ve Venedik gibi kentlerinde yaşayan sanatçılar Rönesans döneminin çekirdeğini oluşturmaktaydılar. Gentile ve Giovanni o dönemde özellkle birçok dinsel temaları tablolar yaptılar. Venedik'teki Scuola Grande di San Marco binasının içindeki tabloları da iki kardeşler birlikte yapmışlardı. Gentile Bellini Venedik'teki Dükler Sarayında da birçok tablolar yaptı ama 1577 yılında çıkan yangında bu tablolar yok oldu.
Gentile Bellini'nin döneminde Osmanlı-Venedik İlişkileri
İtalyan yardımadasında o dönemde tek bir devlet yerine birçok kent krallıkları bulunuyordu. Bunlardan en güçlülerinden biri de yarımadanın kuzeydoğu bölgesinde yer alan Venedik Cumhuriyetiydi. Venedik ilk önceleri Bizans İmparatorluğunun bir parçasıyken bağımsızlığını kazanmış, güçlü filosuyla başta Girit ve Kıbrıs olmak üzere birçok Ege ve Akdeniz adalarını eline geçirmişti. Venedik 1204 yılında Konstantinopolis'i talan eden 4. Haçlı Seferinde önemli bir rol oynamıştı ve Fatih Sultan Mehmet İstanbul'u fethettiğinde kentte büyük bir Venedikli toplumu yaşamaktaydı. İstanbul'un Osmanlıların eline geçmesi Venedik'e büyük bir zarar verdi. O yüzden 1453-1479 yılları arasında Venedik ile Osmanlılar arasında birçok çatışmalar yaşandı. Sonunda Venedik Senatosunun Osmanlıların yaptığı barış önerisini kabul etmesiye bu çatışmalar sona erdi. Barış anlaşması Venedik'in Osmanlılara büyük bir miktarda ödeme yapmasını öngörmesinin yanısıra olağanüstü başka bir koşul daha içeriyordu. Fatih Sultan Mehmet portresini yapmak üzere Venedik'in en yetenekli ressamlarından birinin İstanbul'a gönderilmesini öngörüyordu. İşte Bellini bu koşullar altında 1479 yılında İstanbul'a geldi, kaldığı 16 ay boyunca Fatih Sultan Mehmet'in ünlü portresinin yanısıra birçok tablolar ve çizimler yaptı.
Gentile Bellini'nin İstanbul Seyahati
Fatih Sultan Mehmet tablosunu yapmasına izin vermeden önce Bellini'nin yeteneğinden emin olmak istemişti. Bu nedenle Bellini İstanbul'daki ilk aylarını sarayda çeşitli insanların tablolarını yaparak geçirdi. Yukarıda görülen "Oturan Katip"" adıyla anılan tablosu da bunlardan biridir. Boston'daki İsabella Gardner Müzesinde bulunmaktadır.
Gentile Bellini'nin Fatih tablosu en önemli tablolarından biridir. Tablonun sağ alt köşesinde latin harfleriyle 25 Kasım 1480 tarihi atılmıştır. Tablonun gerçekçiliği dikkat çeker. Bellini Fatih'in kanca burnunu aynen olduğu gibi yansıtmıştır. Fatih'in Bellini'ye bu tablosunu yaptırtması onun zamanına göre açık görüşlü bir insan olduğunu gösterir. Ne yazık ki ölümünden sonra yerine geçen II. Bayezid tutucu ve dindar bir padişahtı. Babasının ölümünden sonra bu tabloyu ve Bellini'nin İstanbul'da yaptığı diğer tabloları pazarlarda sattırdı. Venedikli tüccarlar ucuz fiyatlara bu ve diğer tabloları satın alarak Avrupa'ya götürdüler. Bugün Fatih Sultan Mehmet'in Bellini tarafından yapılmış bu tablosu Londra'daki National Gallery'ye aittir.
18 Şubat 2009 Çarşamba
Gentile Bellini
Lale Devri minyatürcüsü: Levni
Levni (17. yüzyıl sonları, Edirne- 1732, İstanbul), asıl adı Abdülcelil Çelebi, Lale Devri'nin en tanınmış minyatürcüsüdür. Minyatür sanatına derinliği ve perspektifi getirmiş, yapay, yaldızlı ve canlı renkler yerine daha doğal renkler kullanmıştır.
Topkapı Sarayı'ndaki nakkaşhanede tezhip öğrendi, daha sonra da II. Mustafa zamanında sarayın başnakkaşlığına getirildi. III. Ahmet döneminde de bu görevini sürdürdü. Lale Devri'nin insanı olmasından dolayı, minyatürlerinde daha çok eğlence sahnelerini işledi. Şair Vehbi'nin, III. Ahmed'in şehzadelerinin 1720'deki sünnet düğünün anlatan Surname'sini süsleyen minyatürleri Levni'nin en ünlü eserleri arasındadır.

![[Levni_152.jpg]](https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgIRUtpIw94bS-eeX73eebuX208PvRh_uEwMUoYer7T_E_pUoerrEn3zMNqVOcIg-FtE8UmsdCnSPePdCvmvfK2arSagbzAKokw-oomekPtXwCanR_BvSarz92ggZ6qV7ikypc-Qtozf2Q/s1600/Levni_152.jpg)
![[Minyature_023.jpg]](https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEjIzjefAI2ZyJ-byUcFJAhLct90SpDewIxQCl3efZxw7_ggnOCTJ7AlfySVCrbN3aRjnxTfFjV8bMYg2XMwThOfQqstYbrx5Ulp0YC6JF0xowO-REvzdwaCNdheTeWSdyG6HWGLC0AAn-I/s1600/Minyature_023.jpg)
Perspektif, resmettiği insanların kişisel özelliklerini yansıtmaya verdiği önem, resimdeki renk ve kompozisyon uyumu Osmanlı Minyatür sanatı için oldukça önemli yeniliklerdi.
Levni'nin eserleri arasında Kaygusuz Abdal minyatürü bulunmaktadır.
Leia Mais…17 Şubat 2009 Salı
Albrecht Durer
Albrecht Durer isimli 1471-1528 yılları arasında yaşamış bir ressam. 18 çocuklu bir ailenin resimle ilgilenen 2 erkek çocuğundan biri. İki kardeşin de resme karşı olağanüstü bir ilgileri ve yetenekleri var. Her ikisi de sanat okuluna gidip büyük bir ressam olma hayali kuruyorlar. Aile ise bu durum karşısında çaresiz. Madencilik yaparak geçinmeye çalışıyorlar ve karınlarını zor doyurabilmekteler.
Bu durum karşısında iki kardeş kendi aralarında kura çekmeye ve kazananın sanat okuluna gitmesine, geride kalanın daha çok çalışıp diğer kardeşi okutması yönünde bir karar alıyorlar.
Albert ve Albrecht arasındaki bu kurada okula giden dönüşte diğer kardeşi okuması için okula gönderecek ve kendisi de madende çalışacaktı. Kurayı kazanan Albrecht okula gider ve bütün öğretim görevlilerini kendine hayran bırakarak çok büyük başarılar elde eder. Okulu birincilikle bitirdiğinde yöredeki bütün okullarda ismi bilinmektedir. Eve büyük bir gururla döner.
Ailesi Albrecht onuruna güzel bir yemek verir.Kendisini öven konuşmalardan sonra Albrecht söz alır ve kendisine bu başarıları yaşatan kardeşine teşekkür eder. Simdi sıranın kardeşinde olduğunu ve okumaya göndereceği kardeşi için madende çalışmaktan büyük gurur duyacağını söyler.Kardeşinin yanıtı ise; "İmkansız sevgili kardeşim" seklindedir. "Seni okulda okutabilmek için çalıştığım senelerde bütün parmaklarım madende defalarca kirildi ve değil kalem tutmak,senin şerefine su şarap kadehini bile zor tutuyorum". Kardeşinin durumuna hakikaten üzülen Albrecht ise kendisini dünyanın en ünlü ressamları arasına sokan o ellerin, kardeşinin ellerinin resmini çizer.
Yukarıda gördüğünüz bütün dünyanın 'Praying Hands' (Dua eden eller) olarak bildiği esas ismi 'Hands' (Eller) olan resim Albrecht Durer'in kardeşinin elleridir.
