Kayyum Kemal: “Ekrem İmamoğlu, benim gözümde siyasi tutuklu değil yolsuzluk suçundan tutuklu bir kişidir.” Demiş...

Demedi demeyin bir koltuk uğruna yoldaşlarını, yol arkadaşlarını satıp, sarayın borazanını öttürmeye başlayarak iktidarın kanıtsız iftiralarını papağan gibi tekrarlayan kayyum Kemal’in iki cihanda da yatacak yeri yoktur.

Sonra vatandaşlar hain Kemal deyince kızıyorlar ama size soruyorum tarih böyle bir ihanet daha gördü mü?

Kayyum Kemal verdiği röportajda sureti haktan görünüp; “kişi her yerde ve her ortamda hesap vermeye hazır olmalı her kör kuruşun hesabını vermelidir” Demiş...

Bu adam hepimizi salak yerine koyup Ekrem İmamoğlu ve yoldaşlarına yapılan zulmün siyasi amaçlar yüzünden değil rutin hukuki gerekçeler ile yapıldığına inanmamızı istiyor...

Doğrusunu söylemek gerekirse muhalif cephede olup kayyum Kemal’in bu sözlerine itibar edecek kimse olduğunu düşünmüyorum ama kayyum Kemal ve onu kullananların hedefi de zaten muhalif kesim değil!

Onlar zaten bu yaptıklarından sonra kayyum Kemal’in muhalif cephede bir itibarının kalmadığını, sözünün geçerli ve inandırıcı olmadığını benden de iyi biliyorlar.

Bu tip söz ve söylemler aslında iktidarı destekleyen tabanı hedefliyor!

Kayyum Kemal’i böyle konuşturup, atılan iftiralara destek verdirerek yaptıkları hukuksuzluğu kendi tabanlarında haklı göstermeye, tabiri caizse meşrulaştırmaya çalışıyorlar.

Bunu yapmalarının asli sebebi de yapılan haksızlık ve hukuksuzlukların Ekrem İmamoğlu’na daha fazla sempati doğurması ve sonuçta kendi tabanlarında da bir kaymaya yol açmasını önleme gayretidir. Çünkü geçmiş deneyimlerinden yola çıkarak Türk Milletinin daima haksızlık hukuksuzluğa uğrayıp, mağdur edilenin yanında yer aldığını en iyi onlar biliyorlar.

Bu mihraklar kayyum Kemal’i böyle konuşturarak bak CHP Genel Başkan’ı Ekrem İmamoğlu’nu İstanbul Büyükşehir Belediyesine aday yapan kişi bile bu davalara hak veriyor algısını oluşturmak istiyorlar. Kayyum Kemal’de son derecede büyük bir iştiyak ile bu işe piyon olmaktan hiç çekinmiyor, sonrada millet “hain Kemal” deyince kızıyor...

Şimdi gelelim işin gerçeğine:

Öncelikle Kayyum Kemal açıkça yalan söylüyor, yanlış bilgi yayıyor çünkü; Ekrem İmamoğlu ve yoldaşları sadece yolsuzluk suçlaması ile karşı karşıya değiller ki, bu kişiler aynı zamanda “Kent Uzlaşısı” ve “Siyasal Casusluk” davaları ile de karşı karşıyalar!

Evet, Ekrem İmamoğlu’na açılan davalar ağırlıklı olarak yolsuzluk yapıldığı iddiaları üzerine bina edilmiş bulunuyor ama zaten İmamoğlu’nun siyasi görüşü demokrasiyi savunmaktan ibaret. Ekrem Başkan ne bölücü örgütü savunuyor, ne radikal İslamı ve nede komünizm, faşizm vb. başka bir radikal görüşü savunmuyor neyine dava açacaksın? Demokrasiyi ve milli egemenliği savunmak dava konusu yapılabilir mi?

Peki, yolsuzluk davaları hakka hukuka, akla mantığa uygun kanıtlara mı dayanıyor?

Göründüğü kadarı ile hayır...

Bu davalar daha ziyade gizli tanık ve “duymuş muş”, “görmüş müş” kıvamında iftiralar ile tehdit vs yollar ile elde edilen kanıtsız itiraflara dayanıyor...

Bakın beni bilen bilir yolsuzluk rüşvet vs suçlara hiç müsamaham yoktur, kim olursa olsun bu suçu işleyenler yargılanmalı suçlu bulunursa da cezasını en ağır şekilde çekmelidir.

Amma ve lakin bu suçlama ve yargılamalar hukuka ve adalete uygun, somut kanıtlara dayalı olarak yapılmalı, masumiyet ilkesi hiç bir şekilde ihlal edilmemeli, kişiler tutuklu olarak yargılanarak peşin peşin cezalandırılmamalı, görevden alınarak hak mahrumiyeti yaratılmamalıdır.

Bakın demedi demeyin kayyum Kemal neredeyse bir buçuk yıldır tutuklu olarak yargılanan bu insanlara yapılan bunca haksızlığı, hukuksuzluğu görmeden böyle ahkam kesmeye devam ederse tarihe bir ihanet numunesi ve utanç hikayesi olarak geçecektir.

Unutmayın ki bütün bu tiyatro halkın gözü önünde oynanıyor ve eninde sonunda takke düşüp kel görünecek, gerçekler ortaya çıkacak ama kayyum Kemal’in o zamanda utanacağını sanmıyorum çünkü zatı alilerinin ar damarı çatlamış, utanmazlığın nirvanasına ulaşmış bulunuyor...